Yazı Detayı
29 Ekim 2016 - Cumartesi 16:59
 
bAŞKalaşım...
ALİ SAMUTOĞLU
alisamutoglu@hotmail.com
 
 

Gitmemeliydin azizim..

Ben git desemde gitmemeliydin..

Görmesemde görmeli, sevmesemde sevmeliydin..

Önce ızdırabım olmalıydın, Aşkım olman için

Çekmeliydin sancıyı ..yakmalıydın çırayı..

Unuttun mu azizim aşk neydi..

Hayalini bile hayal etmeye şükredebilmekti...

Aşk dokunmak değildi ki azizim, Yüreğe okunmaktı...

Hoyrat esen rüzgarlarda aminleri ,hayata beraber dokumaktı..

Herkesin bir dünyası var.. Kapılarını sıkı sıkıya kapadığı...

Açtığında ağladığı... Ben sana açtım...

Ben sana kandım azizim..ben sana yandım...

İçtiğin çayın tadını paylaşamadığın dostların..

Renginde hissedemediğin sevdaların..

Kokusunda buram buram muhabbetin olduğu aşkların..

Olmadıysa..

Boşa yaşamışsın be azizim..Sevgi neyinize sizin ..

Söylesene yürek ne ki sizin için..

Evet anladım azizim sen aşkı bilmiyorsun..

Tesbihin yüreğinden düşeli aşkın düş olmuş...

Bu yüzden soluklaşmış renksizleşmişsin azizim...

Biraz damla damla gökkuşağı katsak ruhuna...

Sen ağlasan ben güneş gibi açsam dualarında...

Sizler gibi insanlar için sevmek! Zor iş be azizim..

Bak hayat ne güzel sevmeye ne gerek..

İşin yok gibi...

Gece yarısı uykunu bölüp hayallerde düşünmek..

Hadi ya nedir ki sevmek...

Bir somun ekmeğimiz var ona şükür gerek...

Bölünmüş ruhunun parçalarını toplayamazsın ,acır sınırsızca..

Aklın dağılır uçar bir bahar kokusuna...

Ordan yitirdiğin aklın konar bir kuşa..

Bir bakarsın kuş pır pır eder yüreğinin çırpınışlarında..

Ah be azizim zor iş sevmek...

Her daim gönlünde gözlerini görmek...

Üstüne birde burnunun sızısı gibi özlemek...

Sicim sicim senden içeri gözyaşlarıyla gözlerinden dökülmek...

Kaldırımlardan sokaklardan yüreğinde taşıdığınla yürümek

Okuduğun kitaplarda bile onun ismini görmek..

Hatta bazen sevgi, içinden taşan o hayalle konuşmak demek...

Yok, be azizim hiç sana göre değilmiş sevmek?

Zor iş be azizim zor iş... Sevmek!

Sahi! Ne dedin ? Sevmek..Hayat mı demek ?..

O zaman kendini sevdiripte gidenler utansın desek...

Bu şiire birde uslubunca bir şerh düşsek...

(Şiir: Nur Hayat Şuara )

 

Ne kadar müthiş,harika  anlamlı ve içten bir şiir..Aşkı aşkla anlatmış çok etkiledi beni inanılmaz derece de.

 

Aşkın sevginin hüznün model mevsimi olan Sonbahara girdiğimiz şu aylarda bu şiir içimi ısıttı. Şiir de diyor ya aşk zor mu? Gerçekten zor bir duygu mu yoksa kolayda, zorlaştıran bizler miyiz?

 

Her insanoğlu istesede istemese de aşık olmuş ve bu aşkı kendi yaşadığı çerçeveden gördüğü izlediği pencereden anlatmaya çalışmıştır. Aşk kelimesi küçük bir araştırma yapıldığında Arapça kökenli aşekadan geldiği görülür. Aşeka bir sarmaşık bitkisi olmasına rağmen öyle bildiğimiz bir canlı değilmiş. Adından da anlaşılacağı gibi tam bir aşk bitkisi... Şöyle ki öyle gül bülbül hikayesi gibi birşey aklınıza gelmesin. Aşık olunduğunda neler yaşarsanız aşeka da sarıp sarmaladığı ağaca da aynısını yaşatıyormuş. Aşeka önce ağaçla herşeyi suyu toprağı paylaşır daha sonrada ağaca sarmalamaya başlarmış. Aşeka tırmanıp sarmaladığı ağacı canlıyı kurutur yaşatmazmış. Aşkta böyle değil mi insanı perişan eder ziyan eder kurutur.

 

 Öyle bir devirdeyiz ki ne aşkı yaşamak mümkün ne de görmek mümkün... hele hele sevgiyi,saygıyı ...asla... Şaşırmamak elde değil. Aşklar ilişkiler sevgiler basitçe kolayca yaşanıyor ve bitiriliyor artık bu zamanda. Ne garip ve utanç verici değil mi kalbindeki kişiyi hemen unutup başka birini kalbinde yer vermek. Aşk üç harfli bir kelime... eskiden bu üç harfle omanlar yazılırken ama şimdi bu zamanda yarım harf bile etmiyor ne yazıkki. Çevremizde görüyoruz izliyoruz cinsiyet gözetilmeksizin sevgi-şefkat-dürüstlük artık mumla aranıyor.

 

Merak edilen bir konu diye düşünüyorum Aşkın dinimizde ki yeri için. Dinimizin bu konuya bakış açısı nedir.?

 

Çoğu çevrelerde dinimizin aşka bakış açısında olumsuz düşündüğünü savunurlar. Asla böyle bir ihtimal yoktur ve düşünülemez. Tabi ki en büyük aşk Allah’adır. Dinimizce sevgi saygı olduğu kadar aşk, aşık olmanın da caiz olduğu ortadadır. Fakat öncelikle bunun belli şartları taşıması gerekmektedir(alt paragrafta J )

 

Şöyle diyeyim aşk, günah veya haram değildir. Bir hadiste: aşık olup bunu gizleyen, kimseye söylemeden ölen birinin ahiret hayatında iyi bir yerlerde olacaktır der. Aşık olmak insanın elinde olan bir his olgu değildir. Aşkı sevgiyi yaşarken haşa mukaddes varlıkları feda etmek veya taparcasına bunu yaşamak yanlıştır ve günahtır. Dinimizce uygun çerçevede aşkı, sevgiyi ve buna benzer hisler sadece helali olan eşine, sevdiğine sarf etmesi için verilmiştir. Pek çok aşık, bu tür duyguları maşukinin üzerindeki fanilik duygusunu görüp (Hz ibrahim as fani maşukları sevmem demiş ve hakiki sevgiliye )Allah'a yönelmiştir.

 

Eskiden çoğumuz hatırlar kilitli şeklinde yazdığımız günlük adında defterler vardı. Gizlediğimiz tüm şeylerde olduğu gibi o yıllarda aşık olmak ayıp karşılandığından kalbimizin gizli aşk sancısını da yazardık bu deftere. Şimdi ise tam tersi aşkı söylememek, paylaşmamak hatta sosyal medya da duyurmamak ayıp karşılanıyor veya aşıklar arasında yapılmazsa adeta ayrılık durumları baş gösteriyor.

 

Eski -yeni aşklar kıyası, şarkılarda bile kendini belli ediyor. Geçmiş yıllardaki şarkılar daha içten, samimi, aşkın çile, aşkın yanarak yaşandığını sevdiğin uzakta bile olsa onu görmeyi yaşam kaynağı olarak gördüğünü anlatarak kulağımızın pasını adeta sildiler ve hâlâ siliyorlar. Yaşadığımız zamanın şarkı sözleri ise bencillik, fedakarsızlık, isyan, hep ayrılmayı isteyen düşünceleri kapsayan dizeleri kapsıyor. Neymiş efendim işin bitti güle güle, yeni birini bulurum, kendini ne sanıyorsun vs vs içerikli sözlerle ruh, his duygu sıfır hatta adeta eksilerde. .Aşk bu mu ya bırakın Allahınızı severseniz... Aşk ki onu görmenin bir ömrü yaşamayı bedel olduğunu bilmek ve onu sabaha kadar hep düşünerek gözlerini kapatmadan uykusuz geçirmektir. Bırakın dokunmayı gözlere bakarak ruhun erittiği şeydir aşk. Ne oldu bize bu çocuksu duyguları ne çabuk tükettik. Sanırım aşk bizde kelebek ömrü kadar alışkanlık olmuş.

 

Şu aneknot sözün özü adeta: (ALINTIDIR)

 

AŞK ESKİDEN SEVDİĞİNE KURBAN OLMAKMIŞ ŞİMDİ İSE TEK KAPILARDA KURBAN OLMAK...

AŞK ESKİDEN USTA İŞİ SEVMEKMİŞ, ŞİMDİ İSE ÇOCUK OYUNCAĞI...

AŞK ESKİDEN KARŞILIKSIZ SEVMEKMİŞ, ŞİMDİ LÜTFEN VERESİYE TEKLİF ETMEYİNİZ...

AŞK ESKİDEN ÖMÜR BOYU NAMUS BEKLEMEKMİŞ ŞİMDİ BUL-İŞLET-DEVRET.

AŞK ESKİDEN ÇOK ŞEYMİŞ, ŞİMDİ HİÇBİRŞEY... Yani şu ki artık AŞKalmamış, bAŞKalaşmış....

Bana ait olan 15 yıllık bir şiirimi paylaşarak bugünkü yazımı bitirmek istedim.

 

 

 

 

ANLADİM SEN. .

Arar oldum seni yağmur damlalarında,

Yüzünü aradım her çiçeğin yaprağında,

 Bulmaya çalıştım esip geçen rüzgarda,

Yoksun ki sen bütün zamanlarda.

 

Baktım belki yıldızlardasın,

Bulamıyorum hangi akşamlardasın,

Ne kuzey güney ne batı, ne doğudasın

Anladım sen çok uzaklardasın 

 
Etiketler: bAŞKalaşım...,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir