Yazı Detayı
30 Temmuz 2016 - Cumartesi 08:56
 
DİN SİYASET DARBE VE PEYGAMBER OCAĞI NEDİR?
Prof. Dr. Osman ESKİCİOĞLU
 
 
 
 

 Asker kelimesiyle başlayacak olursak, asker Arapça kökenli bir kelimedir, Farsçada ise askere “leşker” denir.

 

 Asker kelimesi Türkçemizden Balkan dillerine de geçmiştir. Dilimizde her zaman kullandığımız asker ise Ordunun her kademesinde görevli subay, astsubay, çavuş, onbaşı ve erlere verilen bir isimdir.

 

Asker ocağı ifadesine gelince; bir yuva, bir aile gibi kabul edilen askerlik hizmeti, bu hizmetin yapıldığı yer: Mesela “Asker ocağı insanı hayata hazırlar”, dediğimiz gibi.

 

Peygamber de Farsça bir kelime olup peygam: haber; ber: getiren anlamına iki kelimeden oluşur ve Allah tarafından emirlerini kullarına bildirmekle görevlendirilmiş kimse, Allah elçisi, Nebi, Resul anlamlarına gelir.

Asker ocağı peygamber ocağı mı sorusuna gelince bizim araştırmalarımızda bunun bir delilini ve temelini bulamadığımızı söylemeliyiz. Hatta İslam terminolojisinde “imam” ve “imamet” ve de “velayet-ül amme” İsim ve sıfatlarının peygamber ocağı olduğunu görüyoruz.

 

Şimdi din ve İslam kelimelerini irdeleyerek peygamber ocağının asker ocağı değil, siyaset kurumu peygamber ocağı olduğunu size ispat etmeye çalışalım. İslam din demek, din de İslam demek değildir. İmam abu Hanife’nin talebesi olan İmam Muhammed’in Kitab-ül Asıl adlı eserinde de dile getirdiği gibi İslami hükümler dini ve kazai olmak iki kısma ayrılır. Bu demektir ki, İslam din ve düzendir yani İslam hem bireysel alana ait olan özel diyebileceğimiz inanç itikad ve ibadet ve de ahlak konularını yani farzı ayınları içerdiği gibi, ortak alana ait olan ve farzı kifaye adı verilen topluma ve devlete ait olan emir ve nehiyleri de içine almaktadır. Buna göre din daha dar, İslam ise dine göre daha geniştir. İslam din anlamına gelir ama buna göre din İslam demek değildir. Din insanı alacaklı ve borçlu kılan bir kurumdur. Bireyin önce Allah’a karşı görevleri vardır. Topluma karşı aralarında hak ve vazifeleri vardır. İşte siyaset tedbir-i umur denilen her işi yerli yerince yapmak, hükümet etmek, memleket idaresi, ceza ve özellikle idam cezası siyasetin görevidir. (Mehmet Erdoğan Fıkıh ve Hukuk terimleri sözlüğü, s, 510).

 İşte bu umuma ait işleri yürütmek üzere toplumun velayetini üzerine alma işine amme velayeti adı verilir. Toplum işlerinin yürütülmesini üstlenen şahsın, bütün fertler ve mallar üzerinde sözünün geçerli olmasına, hukuk dilinde amme velayeti adı verilir.( Krş. Seyyid Bey, Hilâfetin Mahiyeti Şeriyesi, Ankara-T.Y. s.41) Amme velayeti, İslâm'da İmam (halife veya emir) adı verilen Devlet başkanı tarafından yürütülür. Daha sonra açıklayacağımız gibi, en büyük veli devlet başkanıdır.( Bkz. Abdulhayy el-Fâsî el-Kettânî, et-Terâtîbü'l idariyye, Rabat-T.Y.I, 2) "İmam", kelime olarak, kendisine uyulan, arkasından gidilen demektir. Kendisine uyulduğu için yola, kitaba, Kur'an’a, peygambere, askerin komutanına imam denir. Araplar, develerin önünde şarkı türkü söyleyip tarap yapan kimseye imam derler ki, develer bu sesin ritim ve ahengine uyarak, yürüyüp giderler.( Firâzâbâdi, imam mad. Ragıp el- İsfahani, Müfredat s. 24) İmam, terim olarak, aynı halife manasını ifade eder. Zaten hilâfetin, imamet ve mülk kelimelerinin eş anlamlısı olduğu söylenmektedir.( A. Udeh, el-Mâlü ve'l Hukm Fi'l İslam, Beyrut -1971, s. 102) Bu sebeple imamın halifeden farklı bir tarifi bulunmadığını kabul eden İbn Haldun bunları aynı kabul ederek, "Hilâfet ve imametin manası" diye başlık açmış ve her ikisi için tek bir tarif yapmıştır.(Bkz.İbn Haldun, Mukaddime, s. 169-171) Bazı kaynaklarda buna yakın tarifler de yapılmıştır. Bunlardan birkaçı şöyledir: "İmamet, kulların dünya ve ahiret maslahat ve menfaatlerini korumayı içerisine alan umumî bir başkanlıktır."( Ebu'l Beka, s. 75) "İmam, hem din hem dünya konusunda umumî başkanlık yetkisine sahip olan kimsedir."(Seyyid Şerif Cürcani, el-Ta'rîfât, Dersaadet-1318, s,23) "imam, din işlerinde kendisine uyulan, emir ve nehiylerinde (ahkâm ve şeriatta) sözü geçerli olan kimsedir." (Sıddık Hasan Han, Feth-ul Beyan, IV, s, 338)

 

 Halifeye bu ad verilmesinin sebebi, din ve dünya işlerini koruma ve bu hususta umumî başkanlık ve kamu velayetine sahip olması noktasında Resulüllah’a halef olmasıdır. İmam denilmesine gelince, Peygamberimiz ve Reşit Halifeler devrinde namaz kıldırmak ve hutbe okumak gibi görevler, başkanlığın bir gereği idi. O (görevli olan kimse) vekâlet vermeden, valilik ve hâkimlik yapılmadığı gibi, kimse namaz kıldıramıyor ve hutbe okuyamıyordu.( Kettânî a.g.e.l, 2; Krş. Ibn Haldun, Mukaddime, 171) Ayrıca bunlara ilaveten asıl peygamber ocağının veya peygamber mesleğinin asker ocağı değil siyaset görevinin peygamber mesleği olduğunun delili Kurandaki devlet başkanlığı manasında kullanılan imamet işinin Risalet görevinin alt kademesi olduğu dile getirilmiştir.

 

Bu konuda büyük Hanefi Alimi Cessas imametin en yüksek mertebesi, risalettir,demiştir. Elmalılı merhum da bu ifadeyi eserine almıştır. (El-Cassas Ebû Bekir Ahmed b. Ali er-Râzî, Ahkâm-ül Kuran, Beyrut-T.Y. I, 68; Krş. Elmalılı, Hak Dini, I. 491) Şu halde siyaset Risalet’in yani peygamberliğin alt kademesi olunca veya Cessas’ın dediği gibi Risalet imametin yani siyasetin en yüksek mertebesi olunca peygamber olacağı olan kurumun siyaset olduğu ortaya çıkmaktadır.

 

 Bundan önceki makalemizde darbenin ne olduğunu açıklamıştık. Darbe devlete itaatin emredildiği bir yerde askerlerin güç kullanarak hükümeti ve iradecileri devirmesi onu yerine kendi istedikleri bir yönetimi getirmesidir, demiştik.

Hâlbuki ayette bu konuda devlete itaat etmeyi emir verilmektedir. "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ulülemre (idarecilere) de itaat edin.

 Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir." (Nisa 4/ 59)

 

İşte bundan dolayı biz diyoruz ki, bu askerler, yeniçeriler de diyebilirsiniz, gerçekten Peygamber ocağı olmuş olsalardı, her şeyden önce din nedir, İslam nedir ve Peygamber nedir ve de peygamber ocağı nedir? Devlete itaat nedir? öğrenirler ve böylece darbe rezaletine teşebbüs etmezlerdi. Rabbim Allah sapıklara hidayetler ihsan eylesin inşallah amin inşallah amin

 
 
 
Etiketler: DİN, SİYASET, DARBE, VE, PEYGAMBER, OCAĞI, NEDİR?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Özlü Sözler
Amaç, sevgi uğruna ölmek değil, uğrunda ölünecek sevgi bulmaktır.


Shakespeare
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Arşiv
Haber Yazılımı