Yazı Detayı
05 Ağustos 2016 - Cuma 18:02
 
GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA AÇIK MEKTUP
Prof. Dr. Osman ESKİCİOĞLU
 
 
 
 

İlk önce sizlere selam sevgi ve saygılarımı iletmek isterim. İkinci olarak da siz ve ülkemiz olarak atlatmış olduğumuz bu darbe belası ve bu çok büyük badireden dolayı geçmiş olsun diyor ve de Rabbimizin bu darbecilere karşı darbe yaparak bizlere yardım ettiği için hamdolsun diyorum Allah Teâlâ’ya şükürler olsun diyorum.

 

Eşyanın tabiatına uygun olarak doğru bir düşünce ürettiğimiz zaman her toplumda her kurumda her dernek ve cemiyette iyi insanlar vardır, kötü insanlar da vardır. Asker ocağında da iyilerin de bulunması ve kötülerin olması son derece doğaldır. Buna göre darbeciler sanki asker ocağından yetişmemiş, uzaydan gelmiş kişilermiş gibi onlar hakkında ordumuza sızmış üniforma giymiş teröristlerdir, sözü bana göre asker ocağına rüşvet vermekten başka bir şey değildir.

 

Asker ocağı bence Cumhuriyet döneminde dine İslama hiç sıcak bakmamış hatta İslam'ın adını irtica koymuş gibi özellikle 28 Şubat sürecinde durmadan irtica irtica diye sanki bir nakarat tutturmuştur. Bunlara örnek vermek gerekirse mesela yine 28 Şubat sonrası İzmir Garnizonunda nikahı kıyılan Balıkesirli bir teğmenin düğününe gelen hemşerileri bayanlar teyzeler halalar nineler ve bacılar garnizona alınmayıp sokakta ıslanmaya terk edildiler. 1975 yılında Isparta’da askeri vatan görevimi 17. Bölükte yaptığım zaman, garnizon içerisinde cemaatle namaz kılmak yasaktı. Biz namaz kılan arkadaşlarla beraber uzaklara bağ-bahçe aralarına giderek namazımızı kılmaya çalışırdık. Yine size Isparta’da olan ve unutamadığım bir askerlik hatırası… Bölüğümüze Antalya’dan bir paşanın gelip konuşma yapacağı söylendi ve içtima var denildi. Toplandık, paşa bir konuşma yaptı; sözlerinin sonunda çocuklar benden bir isteğiniz var mı dediği zaman bazı arkadaşlar Ramazanda olmamız dolayısıyla sahur ve iftar istediler. Paşanın bu isteğe verdiği cevap aynen şöyle oldu: “ÇOCUKLAR, ASKERLİK BİZATİHİ KENDİSİ İBADETTİR; O SEBEPLE SİZLERİN BURADA NAMAZ KILMANIZA VE ORUÇ TUTMANIZA GEREK YOKTUR.”

 

Şu anda elimde Aslan Değirmencinin kaleme aldığı 28 Şubatın Çözülen Kodları Belgeleriyle 28 Şubat adlı kitabı vardır. Bu kitapta Türkiye vatandaşlarının hemen hemen hepsi tüm kesim kısımlarından fişlemeler yapılmıştır. Bu fişleme çeşitlerinden bazıları şöyledir. Nurcu, Süleymancı, milli görüş, Nakşibendi, genel İslamcı, Yeni Asya grubu nurcu, F Gülen grubu nurcu, Bahai, İ Yıldırım grubu nurcu, Hizbullah ilim, radikal İslamcı, Müslüman gençlik, kadiri, Hizbullah menzil, şura grubu nurcu, dünya kardeşlik birliği… Ben bu kadarını bulabildim, bundan daha başka var mı bilmiyorum. Askerler beni de yine bu kitabın 236. sayfasında 305 noda Genel İslamcı olarak fişlemişler. Aslında ben bunu 2-3 sene önce beni neden fişlediniz? Askerlik dini grupları belirleyip kişileri tasnif etmek mi? yoksa devleti ve milleti düşman saldırılarından koruyup güvenliği sağlamak mı? diye sordum; ama şu zamana kadar bir cevap alamadım. Asker ocağı devletimizin önemli kurumlarından birisidir. O sebeple bu dini ayrışmalar veya İslam karşıtlığının giderilmesi ve aynı zamanda İslam’da dini bir kavram olan vatandaş kardeşliğine erebilmemiz için İslam esaslarını hem bilinmesi ve hem de uygulanmasına ihtiyaç ve hatta zaruret vardır. Gerçekten ülkemizde dini alanda aklı başında sağ-duyulu insanları fevkalade üzecek kadar büyük bir kargaşa vardır.

 

 

 Şu başarısız mel'un darbe sebebiyle ülkemizde yeniden yapılanmanın başlatıldığı bir zamanda gerçek dini esasların ve uygulamaların ortaya çıkması, din adına TV’lerde açıklanan masallardan, hurafelerden ve mitolojiden kurtulabilmemiz ve bilhassa mezhep, meşrep, tarikat, parti ve cemaat bölücülük perişanlığından kurtulabilmemiz için tüm vatandaşların adeta bir seferberlik sürecini başlatmamız lazım geldiğine inanıyorum.

 

 

Böyle bir çalışmanın da ülke savunmasında iç ve dış düşmanların saldırılarına çok güzel bir savunma ve karşı gelme olacağını düşünüyorum. Eğer ülkemiz, tüm insanlığa hak-hukuk-adalet ve fazilet örneklerini sunacaksa, bölgede ve dünyada itibarlı olup görüşüne ve düşüncesine dikkat edilir bir hale gelecekse dini düşünce ve hayatın safsatadan kurtulup gerçeklere ulaşmasını her halde sizler de istersiniz.

 

 Bu çalışma aynı zamanda sadece Türkiye ve İslam alemi için değil tüm dünya için ve 8 milyar insanın daha huzurlu ve daha mutlu olmasına yardımcı olacaktır. İşte askerlerimize, vatandaşlarımıza, tüm dünya Müslümanlarına doğru, sahih ve faydalı İslam esaslarının üretilmesi hususunda hepimize görevler düşmektedir. Bu görev, sosyal bilimler açısından çökme sürecine girmiş, ekonomik-sosyal ve siyasal açıdan da çatırdamaya başlamış olan dünyanın bu durumuna bakarak yeni projeler üretilmesi gerektiği görüşündeyim. Hem bu çalışmaların ülke savunulması kadar önemli olduğuna inanıyorum. Bu mektubu size yazmamın asıl sebebi de budur.

 

Son olarak bundan böyle insan ve toplum hayatına yeni bir boyut kazandıra-bilmemiz için, hem ülkede ve hem de dünyada barış diyebilmemiz için İslam'ın hem son din ve hem de evrensel bir din olmasıyla din-bilim bileşimine dayanan yeni bir İnsan-Barış Medeniyetinin veya 3. Yol Medeniyetinin temellerini atmaya başlamamız gerektiğine inanıyorum. Okullarda Sosyal ve fen ayrımına, dini okullar, sivil okullar ayrımına son verilmesini teklif ederek sosyal bilimlerin yeniden yazılmasını önermek isterken en derin selam sevgi ve saygılarımı sunuyorum…

 
 
 
Etiketler: GENELKURMAY, BAŞKANLIĞINA, AÇIK, MEKTUP,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Evet Mi ? Hayır Mı ?
Özlü Sözler
Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir.


KONFİÇYÜS
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Arşiv
Haber Yazılımı