Yazı Detayı
07 Şubat 2019 - Perşembe 08:36
 
İNSAN BÜYÜDÜKÇE ASLI DEĞİŞİR
ISMAHAN ÇERİBAŞI
smhn_ceribasi@hotmail.com
 
 

Aylardır gözümün önünde bir suret nedir, kimdir derken deniz kokulu gözleri dikkatimi çekti; masmavi.. Başı hafif yana dönük, neredeyse hiç konuşmuyor… Bu keder, bu kendini bile çekememezlik ve hiç ummadık anda gelen keder arkası sevinç… Deniz kadar coşkulu, deniz kadar umut dolu…

 

İşte tam bu esnada kalem kâğıda dokundu ve o an anladım ki insan büyüdükçe, acılar omuza çöktükçe değişiyor ve kaybediyor aslını…  Tabiri ; “tecrübeyle sabit” her şeye herkese karşı çıkıyorlar tecrübeyle sabitledikleri için…

 

 O an bu kadar derin sorguladım ve şimdi  soruyorum sen;

 

Kimdin, kimsin, hayata kim olarak, nasıl bakıyorsun? Kendin nerede, özün nasıl… Kara bir kutuya kapatmışsın kendini; dışını maviye boyamışsın, gökyüzü gibi bakıyorsun ama ben içindeki o karanlığı gördüm, seni, senin aslını…

 

Cehenneme çevirmişsin… İçindeki hava hep fırtınalı, hırs çevrelemiş etrafını  alelacele çıkmışsın merdivenleri… Peki neden, kimin için? Onca sahteliğin içinde neden olmak istediğin gibi sunuyorsun kendini… Aslında içten içe kızıyorsun kendine adımların yavaş olsa da sert vuruyorsun toprağa… Bastırmak istiyorsun içindeki seni ama korkuyorsun; suçunu ört pas etmek isteyen çocuk gibisin… Birilerin seni anlamasını, dinlemesini istemiyor gibisin.. Dışarısını boş ver sen aynalara bile dargınsın kendinle göz göze gelmekten korkuyorsun ‘ben buyum’ diyemiyorsun… Sahi sen kimsin o’ deniz gözlerinin altında ne yatıyor; acılar, nefret… Öfkeni kimden neden gizliyorsun ki kime bu kadar inat, kendine mi, kendindekilere mi… Büründüğün bu durum sana ağır gelmiyor mu, başını yastığa koyduğunda en savunmasız kaldığın o gecenin koynunda ne yapıyorsun?

 

Gözlerini görüyorum… Aslını bilmek ve seni sarmak istediğim için bana tasarruflu davranıyorsun… “ acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman...

 

Acı ile uğraşacak yerleri yok ettim” ( ismet ÖZEL )

 

Defalarca bu sözü tekrar ediyorum gerçekten insan yok edebilir miydi? Evet, insan büyüdükçe, zaman bizlere bir şeyleri öğrettikçe artık dayanma gücümüz ve karşılaştıklarımızı kaldırma dirayetini bizlere sunuyordu… yani daha az hissediyor, daha az anlıyor ve daha çok kabullenmişliği seçiyorduk kimseyle uğraşacak, kimseyi dinleyecek ne zaman bırakıyordu bizlere nede ortam…

 

Sizce de öyle değil mi? İnsan büyüdükçe acı çekebilecek yaşa gelmiyor mu ve insanların yaşı biraz da belirli bir mertebeye ulaştığı zaman daha az acı çekmiyor mu? Yani demem şu ki insanlar büyüdükçe duygularını biraz daha kaybetmiyor mu? Acaba bunun sebebi yanlış zaman ve yanlış insan mı? Yanlış insan, yanlış zaman? Ne kadar düşündürücü bir cümle… Neye ve kime göre yanlış… Soru çok cevap alabilecek insan yok… Duygular tecrübeye sabit tutularak geçici, anlamsız ve abartı olduğu düşüncesi…

 

Bana göre; her şey zamanı gelince yaşanıyor… ve yaşanan her şey o zamanın gerektiğinden ibaret… ne bir adım geç nede bir adım erken. Bir yerde okumuş idim ; “ etrafındaki bazı insanlar senden bir adım ileri gözükebilir, bazıları ise senin yerinde gözükebilir ancak herkes kendi yarışında, kendi zamanında onları kıskançlık yada taklit etme… Kendi zamanında sen kendi zamanını yaşayacaksın… Hayat harekete geçmek için doğru zamanı beklemektir”

 

Evet… Hayat doğru zamanı beklemek ise  yüreğim geleceğin o zamanı bekliyor ve sizlere sesleniyorum; halen sevebiliyor yaşta isek bırakın sevin, sevilin etrafınızdaki insanları anlamaktan, dinlemekten  kaçmayın size açılan kapıları sonuna kadar değerlendirin…

 

Yüreğinizdekiler ile HOŞÇA KALIN…

 
Etiketler: İNSAN, BÜYÜDÜKÇE, ASLI, DEĞİŞİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Nisan 2019
ALLAH İÇİN SEVİYORUZ
15 Mart 2019
KAN KOKULU SATIRLAR
09 Ağustos 2018
HER DOĞRU HER YERDE SÖYLENMEZ
25 Temmuz 2018
Sev Seni Seveni!
20 Temmuz 2018
BAY MUHARREM!
12 Temmuz 2018
KARANLIK AYDINLAR
28 Haziran 2018
Aylar sonra sessizliği bozan başka bir sessizlik...!
08 Mayıs 2018
YAĞMURLU BİR AKŞAM ÜSTÜ
03 Nisan 2018
YAZMAK MI YAZAR OLMAK MI?
14 Mart 2018
KORKULUK
08 Şubat 2018
AKILLI OLMAK AKIL KARI DEĞİL
28 Aralık 2017
KONUŞMAYIN YAZIN…
27 Aralık 2017
HABERSİZ ...
25 Temmuz 2017
17 EYLÜL 1961 MENDERES ve BEN 2017
11 Temmuz 2017
UTANIYORUM, UTANDIRDILAR
06 Haziran 2017
EVLİLİK DEDİĞİN!
23 Mayıs 2017
SERİNHİSAR'DAKİ KARA BULUTLAR
16 Mayıs 2017
ADAM OLMAZ MI, SERİNHİSAR?
28 Nisan 2017
KILIÇDAROĞLU
11 Nisan 2017
POLİS OLMAK
03 Nisan 2017
EVDEKİ CENAZE
27 Mart 2017
NE BİLİYORUM Kİ?
21 Mart 2017
BABAM SEVDİRDİ ( TAYFUN TALİPOĞLU )
14 Mart 2017
ERDOĞAN RÜZGARI
02 Mart 2017
BAYRAK MI, PAÇAVRA MI?
21 Şubat 2017
AJAN VAR TAKİPTEYİZ!
08 Şubat 2017
NE “EVET-HAYIR”-MIŞ ARKADAŞ…!!!
26 Ocak 2017
EVET, Mİ HAYIR MI?
23 Ocak 2017
TRUMP DA BİZİM Kİ DE BAŞKAN
05 Ocak 2017
SÖYLEMEYİN YAPIN ARTIK
26 Aralık 2016
RÜYANIN BÖYLESİ MÜMKÜN MÜ?
12 Aralık 2016
ŞEHİTLER VAR, HİÇ’LER İÇİN…
10 Aralık 2016
EMİR DEMİRİ KESTİ DE İNSANI…
28 Kasım 2016
ÜLKÜ OCAKLARINA SALDIRI (çakal şehre indi )
19 Kasım 2016
ÖĞRENCİDEN ÖĞRETMENE
18 Kasım 2016
IRKÇILIK
04 Kasım 2016
MİSYONERLİK ve MİSYONERLER
26 Ekim 2016
PAŞA NEDEN SUÇLU ya da DEĞİL
12 Ekim 2016
KAHPESİN PKK!
15 Eylül 2016
ÖC’ALANIN ÖCÜ…
07 Eylül 2016
G20 ( KİMSE NE DEDİĞİNİ BİLMİYOR… )
31 Ağustos 2016
CERABLUS MU PKK MI?
25 Ağustos 2016
POLİS EŞİ OLMAK( duygu durmaz ki… )
10 Ağustos 2016
“P*Ç” Mİ OLACAKTIK…? (YOK ARTIK.)
05 Ağustos 2016
NÖBETTE İHANET VAR...!
27 Temmuz 2016
YÖNETİCİ ve İDARECİ
21 Temmuz 2016
2. DARBE YOLDA ...!
18 Temmuz 2016
DARBE- OYUN MU?
13 Temmuz 2016
SURİYE ve VATANDAŞ’LIK (!)
29 Haziran 2016
Yine BOOOOOMMM !!!
24 Haziran 2016
CEMAAT
15 Haziran 2016
ÖLÜM HABERİ
01 Haziran 2016
HAYDİ BİSMİLLAH!
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir