Yazı Detayı
20 Haziran 2016 - Pazartesi 11:27
 
LGBT VE ÖTESİ
MİNE İPEK
mineipek44@hotmail.com
 
 
 
 

Cemil Meriç “Milletin ana vasfı devamlılıktır.” der. Yani dilde, terbiyede, gelenekte devamlılıktır onun kastettiği şey. Dikkat edersek bu devamlılığı sağlayan unsurları Cemil Meriç, manevi kültür öğeleri olarak belirlemiştir.

 Peki neden devamlılığı sağlayan unsurlar teknoloji yani maddi kültür öğeleri ile değil de dil, terbiye veya gelenek gibi değerlerdir. Çünkü maddi gelişme ve maddi değerler bir şekilde bir yerlerden temin edilebilir belki ama bizlerin bir şeylerin devamı olduğu duygumuzu sağlayacak dinamikleri, bir yerlerden ithal etme ile elde etmemiz mümkün değildir. Onlar tarihin ve kültürün içerisinden yığın yığın gelirler. Yaşam yaşam gelirler.

Çoğu zaman her birinde yılların birikimi bir irfan mektebi vardır. İşte bunlar bir millete devamlılık duygusu katar ki bu da toplumsal varlık anlamına gelir. Aksi halde toplum dediğimiz mekanizma çözülür ve topluluğa dönüşen bir sosyolojik yığın oluşur. Evet, yığın diyorum çünkü yığınlar birbirinden habersizdir ve iş bölümü ve de işbirliği ilkeler ile bir araya gelmezler. Çünkü ortak bir geçmişleri yoktur ve de ortak bir gelecek de planlamamaktadırlar. Bir futbol müsabakasını seyreden binlerce insan topluluğu gibi.

Heyhat böyle bir toplumsal yapı düşünülebilir mi?

Bu toplumsal çözülme ve medeniyet mirasının yok olmasına müsaade edilemez elbette. Aksi halde düşünsel emperyalizm bizlere vazgeçilmez gibi gösterilen başka dayanaklar sunar. Sözde hümanizm ve modernite ya da insan hakları gibi neredeyse tanrısal düzeye çıkardıkları ve toplumları aldattıkları yaşam tarzlarına mahkum bırakırlar toplumları. Tabi burada hümanizm ( ki insan eşrefi mahlükattır bizce) veya insan hakları ve modernite değerlendirmesi yapmayacağım şuan ama bunların tümünün toplumlara yutturulan bir balık zokası olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim. Bu konulara daha sonra dönmek üzere biz asıl meseleye gelelim isterseniz.

  İnsan hakları veya hümanizm zokaları ile güya özgürlük adına son zamanlarda ve özellikle Ramazan ayında gerçekleştirilmek istenen LGBT yürüyüşleri, içkini de kap gel buluşmaları ve buna benzer kurgular ne kadar insan hakları adı altında gerçekleştirilmek istense de bu sahte söyleme toplumu inandırmaları ve toplumdan destek görmeleri de mümkün olmamaktadır. Nasıl olsun ki. Binlerce yıllık bir medeniyetin hiçbir düşünsel ve toplumsal döneminde var olmayan ve bizlere ait yani bu topraklara ait olmayan, bu tür ithal varolma tarzları, neredeyse provakatif  bir şekilde toplumlara dayatılırcasına gerçekleştirilmek istenirse bunu insan hakları ve özgürlük bağlamında ele almak da elbette mümkün olmaz. Neymiş efendim insanlar istedikleri kişi ile sözde özgürce birlikte olacakmış ve bunu da toplumun önünde gerçekleştirebileceklermiş. Özgürlük mü dedi birileri? Ya da insan hakları mı dediniz? Üniversiteden inançlarından dolayı atılan bu toplumun gencecik insanlarına, cinsel haz peşinde koşan bu topluluk kadar dahi hak verilmediğinde ne acı ki bu topraklar gökyüzünün hüznüne sahip bir yaşama mahkum olmuştu. Bir tarafta sonu gelmez haz duygusunu en aleni bir şekilde yaşamak için ortalığı ayağa kaldırmaya hazır bir topluluğun taleplerine duyulan ilgi, diğer tarafta ise en temel haklardan olan okuma hakkını talep eden üniversite gençliğinin haklarına gösterilen ilgi. Ne yazık ki kendini sözde modern diye tabir eden elitist fakat azınlıkta olan bazı kesimler bu haz peşinde koşan guruplara her nedensen kendi evlatları gibi sahip çıkmak istemektedirler. Fakat halkın irfanı her türlü beşeri kurgu ve güçten üstündür. Hiçbir toplumsal fayda gözetmeyen keyf, neşe ve hazdan başka bir kurgu gerçekleştiremeyenler, bu toplumun mirasını muhakkak ki yok edemeyeceklerdir. Fakat şunu da söylemeden geçmek olmaz. Biyolojik olarak çift cinsiyetli olan veya hormonal düzeyde tedaviye ihtiyacı olan kardeşlerimizi bu bahsettiğimiz kitleden ayırarak değerlendirme yaptığımızı da söylemek isterim.

 Biz yine ve daima söylemeye devam edeceğiz. Bu ülkede, faşizme de ilkel düşünceye de, sahip olduğumuz miras asla müsaade etmeyecektir.

 

 
 
 
Etiketler: , LGBT, VE, ÖTESİ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Özlü Sözler
En büyük ibadet topluma hizmet etmetir…


Hacı Bektaşı Veli
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Arşiv
Haber Yazılımı