Yazı Detayı
13 Ağustos 2016 - Cumartesi 12:54
 
NATO ÖRGÜTÜNDEN AYRILMAYI TEKLİF EDİYORUM
Prof. Dr. Osman ESKİCİOĞLU
 
 

İSLAMDA GÜVENLİK VE SAVUNMA PAKTI NATO VE NATO SEKRETERİNİN KÜSTAHLIĞI

Mustafa Yüksel Beyefendi Kardeşim Mickael Simsir’in gönderisini paylaşmış: Nato sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’yi uyarıyorum. PKK’ya a karşı yürütülen operasyonları durdurun.”, demiş…

 

Nato İngilizce «Kuzey Atlantik Paktı Teşkilatı» anlamına gelen «North Atlantic Treaty Organization» kelimelerinin kısaltılmışı ve bu adla anılan antlaşmadır. 1949da Birleşik Amerika ile şu devletlerarasında imzalanmıştır: Kanada, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Danimarka, İtalya ve Portekiz. Bunlara 1951'de Türkiye ve Yunanistan, 1954'te de Batı Almanya katılmıştır. Böylece üye sayısı 15'e çıkmıştır. Antlaşmayı imzalayan devletler, «Milletlerin demokrasi ilkeleri ile fert hürriyetlerini ve hukukun hükümranlığı üzerine kurulu hürriyetlerini, ortak miraslarını, uygarlıklarını korumaya,» karar verdiklerini bildirmişlerdir.

 

Bu antlaşma devletlerden birine, ya da birkaçına yöneltilecek silahlı bir tecavüze karşı üyelerinin yalnız karşılıklı yardımlaşmada bulunmayı taahhüt ettikleri bir savunma paktı değil, çok daha kuvvetli ve geniş bir sözleşmedir. Antlaşmaya göre 20 yıl üyelik yapan bir devlet, isterse Nato'dan çekilebilir. Nato’ya üye olmak isteyen devletlerin durumu incelendikten sonra, uygun görülürse üyeliğe alınır.

 

 Şimdiye kadar sadece Fransa, Nato'nun askeri teşkilatından ayrılmış, bu yüzden Paris'te bulunan Nato Avrupa Ordusu Genel Karargahı, Belçika'ya taşınmıştır. Üye devletlerde de ayrıca Nato karargahı vardır. Türkiye'deki Nato karargâhı İzmir'dedir. Başka bir ifade ile Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, uluslararası askerî bir ittifak. Örgüt üyeleri herhangi bir dış güçten gelebilecek saldırıya karşı ortak savunma yapmaktadır.

 

Böyle olduğu halde saygısız sekreterin cümlelerini duydunuz.

 

Sanki PKK denilen bu küfür çetesi Türk devletinin düşmanı değil ve ona saldırmıyor. Hâlbuki PKK’nın din devlet ve millet düşmanı olup bu uğurda savaş vermekte olduğunu tüm dünya bilmektedir. Buna göre devletimiz ve milletimiz her zaman PKK’nın tehdidi ve saldırısı altında bulunduğu ve her zaman vatandaşlarımız bu cani ve katil örgüt tarafından öldürülmekte olduğu halde bunları yok sayan NATO sekreteri PKK’ya karşılık vermeyin diyor. Bu hem NATO örgütünün anlaşma şartlarına ters ve hem de hak-hukuk-adalet ve fazilet esaslarına aykırı düşmektedir. İşte bunun için bu sekreter NATO’ya üye olan Türkiye’yi tutacak yerde PKK gibi terörist örgütü tutmuştur. Biz onun bu ifadesinden yola çıkarak PKK’nın arkasında acaba NATO ülkeleri mi var gibi bir soruyu haklı olarak soruyoruz.

 

 Ey NATO, eğer bu sekreteriniz bu sözü ile sizi temsil ediyorsa siz PKK’nın arkasında olup bize karşı onu tutup desteklediğiniz için biz de sizin bu Hıristiyan Kulübü gibi çalıştırdığınız örgütünüzden inşallah ayrılıyoruz. Evet devletime ve milletime bu örgütten ayrılalım diye teklifte bulunmak istiyorum. Çünkü bu sekreterin ifadeleri küstahlığın ve hatta hainliğin ve de ihanetin ta kendisidir. İnşallah Türkiye İslam ülkeleri ile ve Türk Cumhuriyetleri ile kendi savunma paktını kuracaktır, inşallah…

 

İslam ekonomik sosyal ve siyasal esaslarının yanında evrensel savunma birliğini de getirmiş ve kimlerin kimlerle beraber olacağı hakkında bir takım prensipler ortaya koymuştur.

 

Kuran terminolojisinde koruma-kollama ve savunma görevi “velayet” kelimesiyle dile getirilmiştir. Hatta buna ayette “İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridirler. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar sizin üzerinizde onlara karşı velayet göreviniz yoktur. Ancak eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize bir borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.” (Enfal 8/ 72) “Kafirler de birbirlerinin velileridirler. Ancak siz bu yardımı yapmazsanız yeryüzünde fitneler olur ve büyük bir fesat ve bozgunculuk ortaya çıkar” (Enfal8/ 73) Bu ayetlerden Müslüman toplumların birbirlerini koruyup kollama ve düşmana karşı savunma yapma gibi bir görevleri ortaya çıkmakta kafilerin de kendi aralarında birleşerek kendilerini koruyup kollayan bir toplum oldukları anlaşılmaktadır. Ayette müminlerin kâfirler topluluğu ile velayet anlaşması-savunma paktı yapması yasaklanmıştır: "Müminler, müminleri bırakıp da velayet anlaşması yaparak kâfirler ile savunma örgütü kurmasınlar. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kafirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah'adır." (A İmran 3/ 28) "Müminleri bırakıp da kâfirler ile velayet anlaşması yaparak onların savunma örgütüne katılan toplum, acaba onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir." (Nisa 4/ 139) "Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kafirler ile velayet anlaşması yaparak onların savunma örgütüne katılmayın. Siz (böyle yapmak suretiyle) Allah'a, aleyhinizde olan apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?" (Nisa 4/ 144) "Ey iman edenler! Yahudiler ile ve Hristiyanlarla velayet anlaşması yaparak onların savunma örgütüne katılmayın. Zira onlar birbirinin velileridirler. Sizden hangi toplum onları veli edinmiş ise artık o onlardan olmuş olur. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez." (Maide 5/ 51) "Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenler ile ve kâfirlerle velayet anlaşması yaparak onların savunma örgütüne girmeyin. Eğe müminler iseniz Allah'ın koyduğu düzen ile korunun"( Maide 5/ 57) Bu ayetlerde görüldüğü üzere yeryüzünde 3-4 çeşit koruma kollama ve savunma velayeti veya ör- gütü vardır.

 

1.Müminlerin-Müslümanların savunma teşkilatı, 2. Kafirlerin savunma teşkilatı, 3. Hristiyanların kurduğu savunma teşkilatı 4.  Yahudilerin dahil oldukları veya Yahudi-Hristiyan Birliğinin savunma örgütü burada yani yukarıdaki ayetlerde görüldüğü üzere müminlere-Müslümanlara başka örgütlere girmeleri kesinlikle yasaklanmış bulunmaktadır. Sadece eğer dışarıda kaldıkları zaman kendilerine zarar geleceği kanaati varsa ancak o zaman bu zararı defedebilmek için zaruri olarak girebilirler. Fakat zaruret durumu ortadan kalkınca bu örgütten hemen ayrılırlar. Biz burada “velayet” hak ve vazifesini koruma-kollama ve savunma teşkilatı olarak anlamamızın sebebi burada kafirler Yahudiler Hristiyanlar ve müminler (yani Müslümanlar) hep toplumu ifade eden cemi sığası ile geldiği gibi, ayrıca bu Müslümanlar arasındaki dayanışma ve yardımlaşmanın olmadığı zaman yeryüzünde bir fesadın bozgunculuğun ortaya çıkacağı söylendiği için savunma teşkilatı diye anlamış bulunuyoruz.

 

 

Bu NATO sekreterinin bu rezil utanmaz ve düşmanca sözü beni Kur’an da böyle bir araştırmaya sevk etti.

 

 Netice olarak şu kanaate vardım ki, İslam Müslümanların Siyonist-teslisçi Yahudi ve Hristiyan kulübü ve birlikteliği olan bir teşkilatta olmak bizim için bir zillettir. Zaten onların yıllardır bize karşı ne yaptıkları da ortadadır. Bir ortak olarak bizim yanımızda yer alacakları yerde bizim düşmanımız olan PKK’nın yanında yer almaktadırlar.

 

 

Yine düşüncemiz odur ki, AB ve NATO bize PKK kadar İŞİD kadar düşmandırlar. Zira bunlar bu küfür çetesi terörist örgütleri kurmuşlar ve her türlü savaş malzemeleriyle teçhiz etmişler ve bizim üzerimize salmışlardır. Onun için biz burada netice olarak devletimize ve milletimize ve de bu konularda söz sahibi yöneticilerimize zamanla yavaş yavaş bu Yahudi-Hristiyan kulüplerinden örgütlerinden ve birlikteliğinden ayrılmayı teklif ediyorum.

 

 

 Bu vesile ile de Rabbimiz Allah Teala hazretlerinden devletimize ve milletimize zeval vermesin diye dua ederken Müslümanlara millet ve ümmet bilinci vermesini niyaz ediyorum. En kısa zamanda İslam birliğinin kurulmasını ve de koruma ve kollama işimizi gerçekleştirecek savunma teşkilatımızın kurulması hususunda biz Müslümanlara yardımlarını esirgememesini dilerken ayette ifade edildiği gibi: "Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın. Öyleyse kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!" (Bakara 2 / 286) diye dua ediyorum. Amin İnşallah Amin

 
Etiketler: NATO, ÖRGÜTÜNDEN, AYRILMAYI, TEKLİF, EDİYORUM,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir