Yazı Detayı
11 Aralık 2016 - Pazar 13:39
 
PROF. DR. MUSTAFA ÖZTÜRK’ Ü DİNLEDİM
Prof. Dr. Osman ESKİCİOĞLU
 
 

Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Tefsir Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Öztürk 09-12-2016 Cuma günü saat 14-16 arasında İzmir Karabağlar Belediyesi konferan salonunda "Dinî Metinleri Anlamada Selefîliğin Etkisi" konulu bir konferans verdi.

 

Sözlerine selefileri kötülemekle başlayan hoca, benim açımdan tek olumlu tarafı kitap ve sünnet bütünlüğünden bahsetmesi, Hz Peygamber olmadan İslam olamayacağı sünnet ve hadisler olmadan Kuran anlaşılamayacağını dile getirmesi güzeldi Zaten tüm konuşmasının tamamında söylediği tek doğru hemen hemen buydu.

 

Konuşmasında Ahmet b. Hanbel başta olmak üzere İbn Teymiye, İbn Kayyim el Cevziye daha birçok müfessirlerin hep aleyhinde konuştu. Hatta şu hadis kitaplarında var olan Muaz hadisi diye bilinen Hz Peygamberin hadisinin aleyhinde konuştu. Neymiş efendim o çağda Hz Peygamber ile bir sahabi arasında böyle bir konuşma olmazmış… Tarihe pek uygun değilmiş… Meğer ki bu arkadaş Fazlurrahman’ın Türkiye'de yaygın hale gelen tarihselci mezhebine mensupmuş…

 

Hatta o, Hz Peygamberin şu hadisinin bile aleyhinde konuştu.

 

Resulullah S.A.V Muaz İbn Cebel’i Yemen’e gönderirken ona :  Oraya vardığında neyle hükmedeceksin? diye sordu.

 

Muaz :  Allah’ın kitabına göre hükmedeceğim ,dedi.

 

Allah Resulü S.A.V : Allah’ın kitabında bulamazsan ya neyle hükmedeceksin? dedi.

 

 Muaz : Resulünün sünnetine göre hükmederim, dedi.

 

Resulullah S.A.V: -- Resulünün sünnetinde yoksa ne yapacaksın? dedi.

 

 Muaz : Kendi reyimle içtihat ederim, dedi.

 

Allah Resulü s.a.v bu sözlerden sonra şöyle dedi: Resulullah’ın elçisini muvaffak kılan Allah’a hamdolsun. (EBU DAVUD: 4. C. No: 3592 - TİRMİZİ: 2.C. No: 1343)

 

 Sayın konuşmacı, bu hadisi de sanki uydurma gibi aleyhinde konuşmuştur. Ben bu zat için sadece Allah hidayetler ihsan eylesin derim. Zira konuşmasının sonuna doğru da sanki İslam aleminin bugün bu durumda olmasını sağlayan fıkıhçılar imiş gibi günahı İslam hukukçularının üstüne yıkmıştır. Mustafa Öztürk tarihselci olduğunu da ima ve işaret etmiş…

 

Böylece Kuranı zaman ve mekan ile vasıflandırmış ve de Kuranın adeta kıyamete kadar devam edecek olan hidayetini kısıtlamıştır. Tarihselci yaklaşım ülkemizde Fazlurrahman’ın İslam adlı eserinin tercümesiyle güç kazanmıştır. Müsteşrıkların yolunda olan kendisi de Pakistanlı olmakla beraber Merhum Üstat Mevdudi’ye ters düşen Fazlurrahman yazdığı İslam adlı eserinde ki bu kitabı Mehmet Dağ ve Mehmet Aydın tarafından tercüme edilmiştir. Kuran hukuki bir belge değildir, diyecek kadar ileri gitmiştir.

 

Tarihselci Fazlurrahman’ın cümlesi aynen şöyledir: “Kuran, her şeyden önce, bir dini ahlaki ilke ve uyarılar kitabıdır; hukuki bir belge değildir.” (İslam, s, 45).

 

Görüldüğü gibi bu cümlede Kuranın hukuki yönü inkâr edilmektedir. Oysa Kuran, Allah’ın kâinatının sözlü ifadesi, Kâinat ise Allah’ın Kuranının maddeler halinde serpilmiş bir şeklidir.” Bize göre tarihselci mezhepçiliği İslam’a da Kurana da ve ehlisünnete de terstir. Çünkü Kuran hayatı meydana getiren azimet-ruhsat, normal-anormal, sağlık-hastalık, savaş-barış gibi ve buna benzer zıt olaylarda Müslümanlara ışık tutan ilahi bir kitaptır.

 

 O sebeple Kurana tarihselci gözlüğü ile bakmak onun anlamlarını kısıtlama olur. Tarihselcilik insan düşüncesine katkı değil kısıtlama getirir. Çünkü tarih ilim olmadığı gibi, hiçbir kimse ve hiçbir toplum için örnek de olamaz O sebeple tarihe uyulmaz, tarihten bilgi alınır o kadar. İslam’da kişiler içtihat ederek, toplum yani devlet de şura yaparak kendi şartlarına göre araştırıp karar verir ve kararını uygular. Yoksa dün yaşanmaz, tarihe uyumaz ve tarih uygulanmaz. Ben bu yazımı Mustafa Öztürk’ ü dinleyen tanıyan ve bilen samimi Müslüman kardeşlerimin bilgilerine sunmak istedim.

Teşekkürler selam sevgi ve saygılar.

 
Etiketler: , PROF., DR., MUSTAFA, ÖZTÜRK’, Ü, DİNLEDİM,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir