Yazı Detayı
21 Ekim 2016 - Cuma 12:23
 
Riya: Kalbin teslimiyetindeki falso
Hasan DURAL
 
 
 
 

İnsan tüm amellerini sırf Allah rızasını elde etmek için yapmalı. Kul yaptığı işlerin arka planındaki gücü kuvveti yani, o imkanı veren yaradanı hiç unutmamalı. Ona göre hazırlanmalı cennet yoluna… seadet yurduna…

 

Bir iş amel ibadet tüm faaliyetlerin bir görünen bir de görünmeyen tarafı vardır. Azalarımızla gerçekleştiriz eylemlerimizi ve söylemlerimizi. Bu işler yapılırken görülür fark edilir.  Temelde dış yönünü özene bezene yaparken iç imarını asla ihmal etmememiz gerekir. İçi rıza-i ilahiden takvadan uzak bir faaliyet içinde olan kişiye hitaben; Rabbimiz Şura suresi 20. ayette “… Kim de dünya kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.” buyurmaktadır.

 

Bunun yanında başkalarının aferininden takdirinden iltifatından önce rabbin taltifini öne alan insana, yaptığı ve insanlar tarafından takdir gördüğü amelin zararı değil bilakis faydası olacaktır. Zira peygamber efendimiz, Cündüb b. Züheyr’in (r.a), rivayet ettiği bir hadiste: “Ben sırf Allah rızası için bir amel yapıyorum; ancak amelim insanlar tarafından bilinince, bu hoşuma gidiyor; bunun durumu nedir?” diye sordu; Resûlullah'a (s.a.v) şöyle buyurdu: “Senin için iki sevap vardır; biri amelini (Allah rızası için) gizli yapmanın sevabı, diğeri de onun açığa çıkıp hayırla anılmanın (ve örnek alınmanın) sevabı.”

 

Enbiya suresi 97. Ayette “ben sizin rabbinizim bana kulluk edin” buyuran rabbimizin çağrısına tam manasıyla kulak vermeli kul. Çünkü kulluk; ilmin meyvesi, ömrün menfeati, kulun hasılası, Allah dostlarının sermayesi, iman ehlinin yolu dünyada huzurun ahirette cennetin anahtarıdır.

 

Kulluk yoluna göz attığımızda; tehlikelerle dolu ulaşımı zor engeli ve sıkıntısı çok olan bir yolda ilerlediğimizin farkına varacağız. Zira, Peygamber efendimiz “Cennetin etrafı nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle, cehennemin etrafı da şehevi arzularla (hoşa giden şeylerle) çevrilmiştir.” (Sünen-i Tirmizi, Cennet: 21.) buyurmuştur. İnsan şeytan ve nefs tarafından her an tuzaklanmaktadır. Bu düşman, bazen görünürde haramlarla hendek kazmaktadır insana. Bazen de içine nüfuz edip kulluğunun gayesini unutturup yaradanını hesaba katmamasını sağlamak için çaba sarf etmektedir. Kul, kulluğunu korumak için kur’an ve sünnet teçhizatıyla hazır hale gelmeli bir iş yapacağı zaman. Onunla techizatlananlarla beraber olmalı! Şu ilâhi tavsiyeye uyararak; “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekte sakının ve doğrularla beraber olun.”(Tevbe sûresi, âyet 119)

 

Mü’min, içerdeki düşmanın dışardaki düşmandan daha telikeli olduğunu bilmeli. Devletlerin çöküşü içerdeki virüslerle başladığı gibi insanların çöküşü de kalb devletini savunmasız bırakmakla olur. İnsanın amellerinin şekillendiği yer kalptir. Kalbi şikakla nifakla riyayala istila edilen kişinin kurtuluşu ancak, kalbi istila eden o mikroplarla planlı bir şekilde savaşmakla olacaktır. Yoksa, yaptığı her iş faydalı gibi görünse de ona zarar verecektir.

 

Bu hastalıkların izalesi, başta onu iyi teşhis ve tahil emekle başlanmalı. Eğer onu teşhis edersek hastalığı tedavi etmemiz mümkün olacaktır. Hasan-ı Basrî Hazretleri “kul amelini bozacak olan durumu bilirse hayır üzre daim olur.” (Kitabu’r-Riaye, s. 160) demiştir. Bünyemizi yıpratan mikroplarla mücadele ne kadar önemliyse, ahiret hayatımızı mahvedecek manevi yaşamımızı dümura uğratacak sinsi mikroplarla çok daha dikkatle mücadele edeceğiz.

 

Bunun yanında riyayla bağlantılı olarak bir de “süma” vardır ki; “insanın yaptığı işi bir başkasına duyurma” diye tarif edilir. Bu da farkedilmeyen sinsi hastalıklardan birisidir. Bu tür hastalıklar bizim dünyamızı ukbamızı perişan eden hastalıklardır. Bunlara karşı korunmanın yolu, Beyyine suresinin 5. Ayetindeki şu ifadelerde Halbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” mündemiçtir.

 

Ey Mü’minler gelin dışımızı ve içimizi kemiren virüslerle mikroplarla mücadele ederek hakka vasıl olalım! Kurtuluşun yolu şartlara teslim olmak değil şartları teslim almakla mümkün olacağını bilerek hareket edelim ki; sahil-i selamet ulaşalım. Arzu ettiğimiz cennete kavuşalım. 

 
 
 
Etiketler: Riya:, Kalbin, teslimiyetindeki, falso,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Özlü Sözler
Kırk küpü yerden göğe dizseler, ortadan birini çekeler, var sen seyreyle gümbürtüyü…


Yunus Emre
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Arşiv
Haber Yazılımı