EKREM ÇETİN SULTAN ABDÜLHAMİD HAN PEYGAMBERİMİZE VE İSLAM’A HAKARET EDİLDİĞİNDE NE YAPTI?
asa
Yazı Detayı
26 Ekim 2020 - Pazartesi 12:15
 
SULTAN ABDÜLHAMİD HAN PEYGAMBERİMİZE VE İSLAM’A HAKARET EDİLDİĞİNDE NE YAPTI?
EKREM ÇETİN
 
 

Sultan Abdülhamid Han kutsallar konusunda çok titiz ve duyarlı idi. Avrupa ülkelerinde İslam'a ve Peygamberimize hakaret olduğunda anında sert tepki verir mutlaka o girişimi ince bir siyasetle sona erdirdi.

 

İşte Sultan Abdülhamidin izlediği ince siyaset ve tarihi gerçekler- ibretler Fransız Henri de Bornier yazdığı "Muhammed" adlı piyes ile Sevgili Peygamberimize hakaret etmek gayesini güdüyordu. O zaman İslam dünyasının siyasi otoritesini halifeliğini Sultan II. Abdülhamid Hân temsil ediyordu. Fransa'nın tanınmış simalarından Bourneir'in Paris tiyatrolarında sahneye koydurmak istediği piyes, Sultan Abdulhamid'in büyük tepkisiyle karşılaştı. Konu, Fransa ve Osmanlı Devleti arasında ciddi bir krize dönüştü.

 

Paris Büyükelçisi Esad Paşa derhal Fransız Hariciyesi ve Eğitim Bakanlığı'na başvurdu.

 

Fransızların verdiği karar Fransa Sefiri Montebello tarafından 22 Mart 1890'da Osmanlı Dışişleri Bakanlığı'na bildiriliyordu. Fransa Cumhurbaşkanı Sadi Carnot'ya bir nişan vererek karardan duyduğu memnuniyeti ifade ediyordu.

 

Roma’da oynatılmak istenen Fatih Sultan Mehmed hakkındaki hakaret içeren bir piyes de Abdülhamid’in girişimleriyle yasaklatılmıştır. İşin ilginç yanı, Sultan’ın kendi gücünün yetmediği durumda dostu Alman İmparatoru II. Wilhelm’i devreye sokarak bunu başarmasıdır. Yasaklama olayını haber veren 15 Nisan 1890 tarihli bir İtalyan gazetesinde şu satırlar yer almaktaydı:

 

“Bu dramın sahneleneceği haberi üzerine, Sultan [Abdülhamid adeta], kendisine, bir Rus filosunun Boğaziçi’ne doğru hareket halinde bulunduğu bildirilmiş gibi, heyecana kapıldı. İmparator Wilhelm de [konuyla] ilgilenmiş göründü.”

 

Hatta 1893 yılında ABD’de sahneye konulan ve İslam Peygamberi’nin hayatını olduğundan farklı yansıtan “Muhammed” adlı tiyatro oyununu, Elçi Alexander W. Terrell ile yaptığı özel görüşmeden sonra hem de federal hükümetin yetkisi dahilinde olmamasına rağmen, bizzat ABD Başkanı Cleveland’ın girişimleriyle sahneden kaldırtmayı başarmıştır.

 

Abdülhamid Han’ın sevgili Peygamberine, İslamiyet’e ve ecdâdına yönelik küçük düşürücü tavırlara karşı, güçlü Batılı devletleri karşısına alma pahasına müsamahasız, tavizsiz ve kararlı tutumu kısa sürede etkisini göstermiş ve tiyatrolar titizlikle senaryoları incelenerek oynanmıştır.

 

Gerek Fransa’da, gerekse İngiltere ve İtalya’da, hatta o sırada İngiliz işgali altında bulunan Hindistan’da Peygamber Efendimiz ve Osmanlı padişahlarına yönelik bu tür hakaretâmiz ifadeler içeren eserlerin sahnelenmemesi yolunda makul bir gelenek oluşmuştur. Nitekim devrin Avrupalı bürokratlarının Osmanlı’nın bu hassasiyetini dikkate almak zorunda kaldıklarını ve basını zaman zaman uyardıklarını görüyoruz. Bu da Abdülhamid’in halifelikten gelen iktidar ve nüfuzunun sadece içeride ve sadece İslam âleminde değil, Avrupa’da da sanılandan daha etkili olduğunu gösteriyor. Bir piyes için koca Alman İmparatoru II. Wilhelm’i bile devreye soktuğuna bakılırsa onun bu işleri ne kadar ciddiye aldığı ve aldırdığı rahatlıkla anlaşılır.

 

Maalesef II. Abdülhamid tahttan indirildikten sonra ne halifelik silahını ateşlemeden kullanacak “beyaz diplomasi” ortada kalmıştır, ne de Osmanlılık ve halifelikten gelen uluslararası itibar ve nüfuzumuz. Bugün protestolarımızın hal-i pür-melaline bakınca Sultan’ın “Beyaz Diplomasi” tekniğini üniversitelerimizde bir ders olarak okutmak gerektiği ortaya çıkıyor.

 

Bugün dünyada ve özellikle Avrupa da “düşünce özgürlüğü/hoşgörü” gibi sözlerin arkasına saklanarak müslümanların şuurları uyuşturulmaya çalışılmaktadır. Peygamberimize İslam’a ve İslami olan herşeye sistematik saldırılar yapılmaktadır. Bir müslümanın bu saldırılara karşı dikkatli olması icap eder. Çünkü bu mesele bir fikir meselesi değil iman meselesidir.

 

 

2007 senesinde Hz. Muhammed’i (S.A.V) yaptığı karikatürlerde burada zikredilmeyecek bir şekilde resmederek İslam âlemini ayağa kaldıran İsveçli karikatürist Lars Vilks, “Batıdaki Müslümanlar dinlerine yönelik saygısızlığa alışmalı” demişti.

 

Peki değerli kardeşlerim Müslümanlar buna neden alışmalıdır?

 

Elbette ki bu hakaretler herkesin kendi makamını göstermektedir.

 

Peygamber Efendimiz; “Bir kötülüğü gördüğünüz zaman onu elinizle düzeltin. Şayet buna güç yetiremiyorsanız dilinizle düzeltin. Şayet buna da gücünüz yetmiyorsa kalben buğz edin. Bu ise imanın en zayıf noktasıdır.” buyurmaktadır.

 

Hz. Muhammed’e yapılan hakaretlere sessiz kalması bir Müslüman için en büyük felakettir. Peygamber muhabbetinin kalplerden silinmesi O’nun ümmeti olduğunu iddia edenleri imansız bir güruh yapar.

 

İman eden bir Müslüman için Hz. Muhammed her şeyden daha değerlidir. Düşünce özgürlüğü palavrası ile bir insanın en değer verdiği peygamberine saldırmasına sessiz kalan başka hangi konuda sesini yükseltecektir?  

Bugün Fransız Macronun İslam karşıtı faaliyetlere izin vermesi Peygamberimizin resmini şehirde sinevizyonla göstermesi İslam dünyasında birkaç cılız tepki kınama dışında tepki oluşturmadı. İslam İşbirliği Teşkilatı varlığı yokluğu bile belli değil. Aksine başkanlığını şu an Türkiye yapıyor. İslam İşbirliği Teşkilatı toplanıp Fransa'ya ağır yaptırım kararı alabilir. Elçilerini geri çekebilir. Ticaretini durdurabilir. 

 
Etiketler: SULTAN, ABDÜLHAMİD, HAN, PEYGAMBERİMİZE, VE, İSLAM’A, HAKARET, EDİLDİĞİNDE, NE, YAPTI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ekim 2020
DENİZLİ’DE BİRÇOK ESNAFIN VE HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURAN VALİ
09 Haziran 2020
AYASOFYA BAĞIMSIZLIĞIMIZIN SEMBOLÜDÜR
29 Aralık 2019
KÜLTÜREL İŞGALE HAYIR!
30 Kasım 2019
BESMELELİ EĞİTİM ŞART
08 Kasım 2019
BUGÜNKÜ GENÇLİĞE PEYGAMBERİMİZİN YAŞAYIŞINI, AHLAKINI VE PRENSİPLERİNİ ANLATMAK ZORUNDAYIZ
21 Haziran 2019
MURSİ’DEN BİR BATI BİR DE CHP RAHATSIZ!
17 Nisan 2019
GENÇLİK ÜZERİNE
27 Şubat 2019
ERBAKAN OLMAK!
12 Aralık 2018
MESCİTSİZ OKUL KALMASIN
01 Kasım 2018
PEYGAMBER EFENDİMİZİN İZİNDE BİR GENÇLİK
27 Ekim 2018
ERBAKAN HOCA ANDIMIZ YÜZÜNDEN BEDEL ÖDEDİ
03 Ekim 2018
HEDEFİ VE ÜLKESİNE BAĞLI BİR NESİL İÇİN AHLAKİ VE MANEVİ EĞİTİM ŞART
22 Aralık 2017
KİRLİ ELLERİNİZİ İNANÇLARIMIZDAN ÇEKİN!
20 Aralık 2017
KUDÜS KONUSUNDA MİLLETİMİZ YETKİLİLERDEN SAHTE DEĞİL, SAHİCİ YAPTIRIMLAR BEKLİYOR
03 Kasım 2017
Kaybedeni Olmayan Yarışma
02 Ağustos 2017
PAPAZA HAHAMA HAK, MÜFTÜYE YASAK MI?
15 Temmuz 2017
15 TEMMUZ VE HAÇLILAR’IN KUDÜS’Ü İŞGALİ
09 Temmuz 2017
SÖZDE KADIN HAKLARI SAVUNUCULARI NEDEN SESSİZ?
08 Temmuz 2017
RABBİM ALLAH’TIR DEYİP HAK YOLDAN DÖNMEYENLERE SELAM OLSUN
21 Haziran 2017
KUR’AN-I YERYÜZÜNE HAKİM KILMAK İÇİN, KUR’AN’IN PROJELERİNE SAHİP ÇIKALIM
17 Haziran 2017
BU RAMAZAN, ADALET PARKINDA BULUŞALIM
10 Haziran 2017
ŞUURLU NESİLLER ŞUURLU ÖĞRETMENLERİN ELİNDE YETİŞİR
07 Haziran 2017
HAK YOL İSLAM YAZACAĞIZ
05 Haziran 2017
PAÜ REKTÖRÜ YALNIZ DEĞİLDİR
29 Mayıs 2017
AYASOFYASI OLMAYAN KUTLAMA MESAJI!
23 Mayıs 2017
MİLLET OLARAK MİLLİ VE DİNİ DEĞERLERİMİZE AZAMİ DERECEDE SAHİP ÇIKMALIYIZ
19 Mayıs 2017
ASIL ÖZGÜRLÜK ALLAH’A KUL OLMAKTIR
12 Mayıs 2017
YENİ FETİHLERDE BULUŞALIM
10 Mayıs 2017
MİLLİ MÜCADELE RUHU
05 Mayıs 2017
ÜNİVERSİTELER İLMİN BAHARI OLMALI
01 Mayıs 2017
PAMUKKALE BELEDİYESİNİN TAKDİRE ŞAYAN BAZI HİZMETLERİ
26 Nisan 2017
23 NİSAN 1920’DEKİ ANA RUH HİLAFETİ, ŞERİATI, VATANI KURTARMA HAREKETİYDİ
23 Nisan 2017
MESCİD-İ AKSA ESİR, AYASOFYA İSTANBUL’DA CEMAATE HASRET
14 Nisan 2017
KUTLU DOĞUMU ANMA VE ANLAMA
Haber Yazılımı