Yazı Detayı
23 Temmuz 2016 - Cumartesi 17:46
 
VATAN DİYE YANAR ÖZLER
MİNE İPEK
mineipek44@hotmail.com
 
 

Zaman hızla geçiyor. Bizler geçiyoruz. Yol geçiyor. Yolcular… Bir tek yolcular geçmiyor. Zamanı durdurdu yolcular o gece. Yolları durdurdular. Tankları ve topları…

 

 İlerlemiş bir yaşa sahip olmasam da, ne yazık ki ben dahi ülkemizde üç tane darbe ve bir muhtıra gördüm. Bizzat acısını fiili olarak 28 Şubat ve 15 Temmuz darbesini yaşamış olsam da 12 Eylül darbesinin dahi acılarının hala devam ettiğini ne yazık ki söyleyebiliriz.

 

28 Şubat darbesinde bizler öğrenciydik ve üniversitelerimize başörtülü olduğumuz için alınmıyorduk. Görüşleri farklı olmalarına rağmen üniversiteden atılmamıza razı olmayan kardeşlerimiz vardı ve onlar, bizlere destek olmak için üniversitelerde derslikleri boşaltmıştı.  Bunun yanında sınıfları boşaltmayıp da üniversitelerde derslere girmeye devam eden gruplar vardı. Bunlar başörtüsü furuattır fetvasını çoktan alan ve kendilerine pozitif isimler veren ve şuan büyük devletimizin içerisinde, büyük bir cüret ile paralel bir devlet kurmak isteyen kişilerin tabanlarıydı.  Bu grupların bundan 20 yıl sonra yani bugün ülkemizin 28 Şubattan daha büyük ve çok daha kanlı bir darbeye malzeme olacaklarını ve kendilerini bu ülkenin toplumundan ayırıp kendi toplumlarını inşa etmeye çalışacaklarını tahmin edemezdik.

 

Bizler okullarına devam eden veya etmeyen hiç kimseyi olumlu ya da olumsuz bir şekilde asla değerlendirmiyorduk. Üniversitede o dönemde bizlere asla destek vermeyen, bu algıları ve kabulleri yok olmuş kişilerin bizlere sevgiyle bakmadıklarını biliyorduk elbette. Bununla da kalmayıp bizleri üniversite yönetimine şikayet ettiklerini de biliyorduk. Fakat bizleri daha doğrusu halkı katledebilecekleri ve ülkenin en stratejik ve önemli kurumlarını bombalayabilecek bir darbenin sancaktarlığını yapacaklarını tahmin edemezdik elbette.

 

Bizler bu paralel yapı ile 20 yıl önce bunları yaşadığımızda, insanlar onları anlamaya çalıştı. “Yani ne yapsınlar ülkenin önemli kademelerine başkaları mı gelsin?” diyenler oldu o dönem. Herkes bırakırsa bu ülke kime emanet edilecek diyorlardı. Bu romantik söylemin kaynağı da yine kendileri idi. Sözde onların yaptıkları ( destek vermeme, okullarına devam etme) bir fedakarlıktı ve ülkeye sözde hizmet etmek için böyle yapıyorlardı. Bir müddet bu romantizme onlar da inandı. Daha sonra ise kendilerine zihinlerinde bir halk kurdular ve beraberinde ise zihinlerinde sadece bu halkı kucaklayacak olan bir devlet kurdular.  Bu zihinlerinde kurdukları devlet içerisinde kendilerinden kabul etmedikleri kimselere de yer yoktu.  Bu anlamda ilk etapta halka destek vermeme hususunda beyan ettikleri sözde hizmet etme bahaneleri bir paradigma değişikliği ile kendi inşa ettikleri halk ve kendi kurdukları devlet anlayışına dönüştü. Halkı da devleti de kurmak ve oluşturmak ve dışında kalanları reddetmek ve hatta bunların dışında kalanları yok edip onları bombalamak şeklinde bir planın gerçekleşmesi kolay değildi. Hatta gerçekleşse dahi devam etmesi mümkün değildi. Çünkü zulmün daimi olmaması zulmün kaderidir. Küfür ile zulüm arasında da böyle bir fark vardır. Belki küfür ile bir devlet yönetilebilir ama zulüm ile asla yönetilemez.

 

Peki bundan sonra ne yapılmalı. Ne yapılması gerektiğini halk cevaplamış olsa da bizler halkın verdiği cevabı az da olsa okumaya çalışalım.

Halkın, alimlerimizin, ariflerimizin, düşünce ustalarımızın, dervişlerimizin, dergahlarımızın yüzlerce yıllık biriktirmiş olduğu Anadolu ilim, irfan, düşünce, kültür ve medeniyet mirası adeta damıtılarak birikmiş bir varlık hazinesidir. Bu irfan ve kültür hazinesi ne kadar yok edilmek istense de ve üzeri küllense de sahip olduğu yüksek değer içeriğinden ötürü yok olmamış, sadece üzeri küllenmiştir. Kökleri dışarıda olan düşünsel kurguların üzerinde olan Anadolu irfan ve medeniyetine olan ihtiyacımız yaşam kadar büyüktür. Dönün Anadolu’ya, terk edin kökleri dışarıdan beslenen düşünceleri.

 

Sözlerimi yıllar önce duyduğum fakat aklımdan yıllardır hiç çıkmayan bir ezginin sözleri ile tamamlamak istiyorum.

 

“Ben ölsem de yaşar Vatan

Vatan Vatan canım Vatan”

Allah’a emanet olunuz…

 

 

 

 
Etiketler: VATAN, DİYE, YANAR, ÖZLER,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir